mâ kaderûllâhe hakka kadrihî
Kur'an'da ''mâ kaderûllâhe hakka kadrihî 'cümlesi ikisi Mekki ,biri de Medeni surede olmak üzere üç ayette yer alır. İçlerinde bulundukları surelerin iniş sırasına göre ikra yapalım
AYTER çalışma ayeti
1-Yahudiler Musa’ya inandığını ancak son elçiye inanmayarak Rabbinin kadrini bilmediler
En' am 6/ 91 Onlar: "Allah, beşere hiç bir şey indirmemiştir" demekle Allah'ı, kadrinin hakkını vererek takdir edemediler. De ki: "Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği ve sizin de kâğıtlar üzerinde yazılı kılıp açıkladığınız ve çoğunu gözardı ettiğiniz kitabı kim indirdi? Sizin ve atalarınızın bilmediği şeyler size öğretilmiştir." De ki: "Allah." Sonra Onları bırak, içine 'daldıkları saçma uğraşılarında' oyalanıp dursunlar.
وَمَا قَدَرُواْ اللّهَ حَقَّ قَدْرِهِ إِذْ قَالُواْ مَا أَنزَلَ اللّهُ عَلَى بَشَرٍ مِّن شَيْءٍ قُلْ مَنْ أَنزَلَ الْكِتَابَ الَّذِي جَاء بِهِ مُوسَى نُورًا وَهُدًى لِّلنَّاسِ تَجْعَلُونَهُ قَرَاطِيسَ تُبْدُونَهَا وَتُخْفُونَ كَثِيرًا وَعُلِّمْتُم مَّا لَمْ تَعْلَمُواْ أَنتُمْ وَلاَ آبَاؤُكُمْ قُلِ اللّهُ ثُمَّ ذَرْهُمْ فِي خَوْضِهِمْ يَلْعَبُونَ
Ve mâ kaderûllâhe hakka kadrihî iz kâlû mâ enzelallâhu alâ beşerin min şey’in, kul men enzelel kitâbellezî câe bihî mûsâ nûren ve huden lin nâsi tec’alûnehu karâtîse tubdûnehâ ve tuhfûne kesîrâ(kesîran), ve ullimtum mâ lem ta’lemû entum ve lâ âbâukum, kulillâhu summe zerhum fî havdıhim yel’abûn(yel’abûne).
Tevrat’a inandığını söyleyenlerin, son rasul söz konusu olduğunda Allah’ın hiçbir insana vahiy indirmediğini söylemeleri apaçık bir çelişkidir: Musa’ya inandığını söyleyen ; tevrat’taki ayetlerin bir kısmını açıklayan, bir kısmını da gizleyen ve Allah’a teslim olmaktan uzak kimselerdir.Teslim olsalardı son peygambere tâbi olmak suretiyle Tevrat’ın koruyamadıkları kısımlarını kolayca fark eder ve doğru yolu bulurlardı. "Allah, beşere hiç bir şey indirmemiştir" demekle Allah'ı, kadrinin hakkını vererek takdir edemediler.Doğru yolu bulmaya niyeti olmayanlara karşı yapılacak bir şey yoktur. Sapkınlığı seçenler, ahirette de sonucuna katlanır
2- Yaratılan her şey, yüce Allah’ın kontrolündedir. Gökler ve yerin kıyamet günüde
Allah’ın her şeyi yapmaya gücü yetmesine rağmen, onların, Allah’ın gökleri ve yeri ortaklarıyla idare ettiğine iddiasındadır.
Zümer 39 /67 Onlar Allahı hakkıyle takdir edemediler, Oysa kıyamet günü yer tamamen O'nun avucundadır ve gökler sağ elinde dürülmüştür. O, Sübhan’dır onların ortak koştuklarından münezzeh ve yücedir.
وَمَا قَدَرُوا اللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِ وَالْأَرْضُ جَمِيعًا قَبْضَتُهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَالسَّماوَاتُ مَطْوِيَّاتٌ بِيَمِينِهِ سُبْحَانَهُ وَتَعَالَى عَمَّا يُشْرِكُونَ
Ve mâ kaderûllâhe hakka kadrihî vel ardu cemîan kabdatuhu yevmel kıyâmeti ves semâvâtu matviyyâtun bi yemînihi, subhânehu ve teâlâ ammâ yuşrikûn
EMEL çalışma ayeti
3-Allah hakkında zanlarına göre hareket eder ve bu zanlarını inanç haline getirerek şirke düşerler Allah’ın yaratıcı olduğunu kabul etmelerine rağmen, O’nun hak ettiği kulluğu, hem O’na hem de onun yarattıklarından bazılarına yapmaktadırlar. Allah’ın dışında melekleri, kendini ve türünü yani insanları ilah edinerek Allah’a ortak koşar.
Allah, elçileri aracılığıyla kendisini kulların anlayabileceği şekilde tarif etse de insanların çoğu, Allah hakkında zanlarına göre hareket eder ve bu zanlarını inanç haline getirerek şirke düşerler
Hac 22/ 74: Onlar Allahı hakkıyle takdir edemediler, Şüphesiz Allah El-Kavî sonsuz kuvvet ve kudret sahibidir.El aziz'dir O çok yüce kudreti dâimâ üstündür.
مَا قَدَرُوا اللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِ إِنَّ اللَّهَ لَقَوِيٌّ عَزِيزٌ
Mâ kaderûllâhe hakka kadrihî, innallâhe le kaviyyun azîz(azîzun).
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder